TÜRKİYE’DE 2008 KRİZİ SONRASI FİNANSAL İSTİKRARIN SAĞLANMASI

yorumsuz
23 views
TÜRKİYE’DE 2008 KRİZİ SONRASI FİNANSAL İSTİKRARIN SAĞLANMASI

Finansal istikrar nedir?

Finansal istikrar; finansal sistem içerisinde mevcut bulunan kaynakların etkin tahsisini sağlama, sürdürülebilir ekonomik büyüme ile birlikte refah artışının sağlandığı bir ortam yaratma, finansal riskleri önceden tahmin edebilme, dışsal şoklar ya da ekonomik dengesizliklerin artması karşısında piyasanın kendi kendini düzeltebilme ve aşırı tepkileri önleyebilme mekanizmasına sahip olması olarak tanımlanabilir.

2008 Krizi Ve Sonrası

Küreselleşme ile birlikte dünyada finansal istikrarsızlığın yol açtığı finansal krizler artmış; herhangi bir ülkede meydana gelen olumsuz bir gelişme, uluslararası finansal piyasalar ve kurumların birbirine sıkı sıkıya bağlı ve bağımlı duruma gelmeleri sonucunda diğer ülkeleri de derinden etkiler duruma gelmiştir.
Nitekim bu nedenle, 2008 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşanan ve sonrasında tüm dünyayı etkisi altına alan Mortgage Krizi tarihin en büyük krizlerinden biridir. Bankalar sektörünün yeniden gözden geçirilmesine neden olan bu krizin etkileri 2012 yılına kadar hissedilmiştir.

Krizden etkilenen tüm ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de ekonomik politikalar, krizin yarattığı tahribatı en aza indirme amacına uygun olarak düzenlenmiştir. Bu doğrultuda, Merkez Bankası finansal piyasalara likidite desteğini artırırken aynı zamanda faiz indirimiyle kredi piyasalarının düzgün işleyişini korumayı hedeflemiştir. Doğru politikalar izlemesi ve alınan kararların uygulanma aşamasında hızlı hareket etmesi sayesinde Merkez Bankası, krizin dünya piyasasında en derinleştiği anlarda bile, Türkiye’nin daha az zararla kurtulmasını sağlamıştır.
Alınan bu tedbirlerin sürdürülmesine rağmen; yurtdışı pazarların daralması, uluslararası kredi faiz oranlarının artması ve kredi miktarlarının azaltılması gibi nedenler küresel ekonominin küçülmesine ve ülkemizin de bundan payını almasına neden olmuştur.



Avrupa Birliği’ne üye ülkelerle ciddi bir dış ticaret ilişkimizin olması ihracatımızı olumsuz yönde etkilemiş ve ihracattaki azalmayla birlikte Türkiye’nin cari açığı artmıştır. Cari açığın neden olduğu işsizlik oranı artışı sonucunda yoksulluk katsayısı önemli bir boyuta ulaşmış ve dezavantajlı gruplara yönelik sosyal yardımlara ciddi kaynak aktarımı gerçekleşmiştir.

2008 krizinden Avrupa ülkeleri kadar etkilenmese de yine de ağır sonuçlarıyla karşılaşan ülkemizde; sosyal yardımların yanı sıra ÖTV indirimi, işsizlere mesleki eğitim veren kurumların yaygınlaştırılması, kredi kartlarına getirilen yeni düzenlemeler gibi tedbirlerin uygulanması politika sonuçlarının daha başarılı olmasını sağlamıştır.

Kullanıcı Oyları
Oy Verirmisiniz ?
[Toplam: 0 Ortalama: 0]
Sosyal Medyada Paylaş Facebook Twitter Google+


Eklenme Tarihi: 6 Ekim 2018

Konu hakkında yorumunuzu yazın

error: Content is protected !!